|
|
istanbul11495 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Atatürk7915 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
müzik6340 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
yeraltı edebiyatı5808 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
80s3196 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
edebiyat2844 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
HELP FOR CHILDREN2506 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
psikoloji1934 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
kadın1669 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
izmir4599 üyesi var. üyelik serbest. |
şehir, bir soluk
tendir sensiz bende...
gece ay kırıklarıyla anılır
ayak izlerini yitirmişse şehir.
hayır, gözlerinsiz ve ellerinsiz
yani yokluğundan bahsederken,
gözlerini dikmiş üstüme gece.
ellerini özlüyorum soluksuz.
Yol hiç bitmez, uzar gider
Başladığı kapıdan
Az gittik uz gittik ama
Gücüm yettikçe yola devam
Bacaklarım yorulsa da
Yürürüm varana dek anayola
Yollarla işler birleşir orada
Bilmem yolculuk sonra ne yana"
Hiç bir şey için "BENİMDİR" deme Sadece deki "YANIMDADIR"
Çünkü ne Altın,
Ne Toprak,
Ne sevgili,
Ne Hayat,
Ne Ölüm,
Ne Huzur
Ne de Keder,
Daima seninle kalmaz..
HatırlatayIm dedim..olurmu öyle şey Cana CANSIN...
ROSE
Seated at the core of the rose I weep
As I die in the street each night
Ahead and beyond all unmindful
Pang upon pang of dark diminution
Of eyes upheld blissful with life
Your hands are in my caress into dusk
Hands forever white forever white
Cast into my soul icicles of fright
A train a while at the station
A man who lost the station to me
On my face I rub the rose
Fallen forlorn over the pavement
And cut my body limb by limb
Bloodgush doomsday madmusic
On the horn a gypsy is reborn
“kalbimi kanatlarında bahar taşıyan bir martının
çığlık çığlığa sesine bıraktım
bu yüzden, feryat feryat kırmızıdır toprakların”
Uçurumlar açılır yollarında
buharlaşır çiy damlaları
Terli bir kısrak gibi gel kapıma
savrulsun saçların
yastığım kekik koksun